Rahmân
الرحمنRahmân sûresi, Kur'an-ı Kerim'in 55. sûresidir ve 78 ayetten oluşur; Medenî bir sûredir. Bu sayfada Arapça metni, Latin harfli okunuşu, Türkçe meali ve her ayet için Arapça tilaveti bulunur.
Arapça metin: Tanzil UthmaniMeal: Elmalılı Muhammed Hamdi YazırOkunuş: Tanzil TR (Muhammet Abay)Tilavet: Mishary Râshid el-Afasy
ٱلرَّحْمَـٰنُ
Errahmân.
Rahmân (çok merhametli olan Allah)
عَلَّمَ ٱلْقُرْءَانَ
`Alleme-lkur'ân.
Kurân'ı öğretti.
خَلَقَ ٱلْإِنسَـٰنَ
Haleka-l'insân.
İnsanı yarattı.
عَلَّمَهُ ٱلْبَيَانَ
`Allemehü-lbeyân.
Ona beyanı öğretti.
ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ بِحُسْبَانٍ
Eşşemsü velkameru bihusbân.
Güneş de ay da bir hesab iledir.
وَٱلنَّجْمُ وَٱلشَّجَرُ يَسْجُدَانِ
Vennecmü veşşeceru yescüdân.
Bitkiler ve ağaçlar secde etmektedirler.
وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلْمِيزَانَ
Vessemâe rafe`ahâ veveda`a-lmîzân.
Göğü yükseltti ve mizanı koydu.
أَلَّا تَطْغَوْا۟ فِى ٱلْمِيزَانِ
Ellâ tatgav fi-lmîzân.
Sakın tartıda taşkınlık etmeyin.
وَأَقِيمُوا۟ ٱلْوَزْنَ بِٱلْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا۟ ٱلْمِيزَانَ
Veekîmü-lvezne bilkisti velâ tuhsirü-lmîzân.
Tartıyı adaletle yapın, terazide eksiklik yapmayın.
وَٱلْأَرْضَ وَضَعَهَا لِلْأَنَامِ
Vel'arda veda`ahâ lil'enâm.
(Allah) yeri mahlukat için (aşağıya) koydu.
فِيهَا فَـٰكِهَةٌ وَٱلنَّخْلُ ذَاتُ ٱلْأَكْمَامِ
Fîhâ fâkiheh. Vennahlü zâtü-l'ekmâm.
Orada meyvalar ve salkımlı hurma ağaçları vardır.
وَٱلْحَبُّ ذُو ٱلْعَصْفِ وَٱلرَّيْحَانُ
Velhabbü zü-l`asfi verrayhân.
Yapraklı taneler ve hoş kokulu bitkiler vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
خَلَقَ ٱلْإِنسَـٰنَ مِن صَلْصَـٰلٍ كَٱلْفَخَّارِ
Haleka-l'insâne min salsâlin kelfehhâr.
Allah insanı, pişmiş bir çamura benzeyen bir balçıktan yarattı.
وَخَلَقَ ٱلْجَآنَّ مِن مَّارِجٍ مِّن نَّارٍ
Vehaleka-lcânne mim mâricim min nâr.
Cinleri de hâlis ateşten yarattı.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
رَبُّ ٱلْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ ٱلْمَغْرِبَيْنِ
Rabbü-lmeşrikayni verabbü-lmagribeyn.
iki doğunun ve iki batının Rabbidir.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
مَرَجَ ٱلْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ
Merace-lbahrayni yeltekiyân.
(Acı ve tatlı) iki denizi salıverdi birbirine kavuşuyorlar.
بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ
Beynehümâ berzehul lâ yebgiyân.
Fakat aralarında bir engel vardır, birbirlerine geçip karışmıyorlar.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
يَخْرُجُ مِنْهُمَا ٱللُّؤْلُؤُ وَٱلْمَرْجَانُ
Yahrucü minhüme-llü'lüü velmercân.
İkisinden de inci ve mercan çıkar.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
وَلَهُ ٱلْجَوَارِ ٱلْمُنشَـَٔاتُ فِى ٱلْبَحْرِ كَٱلْأَعْلَـٰمِ
Velehü-lcevâri-lmünşeâtü fi-lbahri kel'a`lâm.
Denizde koca dağlar gibi yükselen gemiler de onundur.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ
Küllü men `aleyhâ fân.
Yer üzerinde bulunan her şey fânidir.
وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو ٱلْجَلَـٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ
Veyebkâ vechü rabbike zü-lcelâli vel'ikrâm.
Yalnız celâl ve ikram sahibi Rabbinin yüzü (zâtı) baki kalacaktır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
يَسْـَٔلُهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِى شَأْنٍ
Yes'elühû men fi-ssemâvâti vel'ard. Külle yevmin hüve fî şe'n.
Göklerde ve yerde bulunanlar, O'ndan isterler. O, her gün yeni bir iştedir.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
سَنَفْرُغُ لَكُمْ أَيُّهَ ٱلثَّقَلَانِ
Senefrugu leküm eyyühe-ssekalân.
Ey insan ve cin! sizin de hesabınızı ele alacağız.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
يَـٰمَعْشَرَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ إِنِ ٱسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا۟ مِنْ أَقْطَارِ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ فَٱنفُذُوا۟ ۚ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَـٰنٍ
Yâ ma`şera-lcinni vel'insi ini-steta`tüm en tenfüzû min aktâri-ssemâvâti vel'ardi fenfüzû. Lâ tenfüzûne illâ bisültân.
Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çevresinden geçmeye gücünüz yeterse geçin gidin. Allah'ın verdiği bir güç olmadan geçemezsiniz.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِّن نَّارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنتَصِرَانِ
Yürselü `aleykümâ şüvâzum min nâriv venühâsün felâ tentesirân.
Üzerinize ateşten alev ve duman gönderilir, kendinizi savunamazsınız.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz
فَإِذَا ٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ وَرْدَةً كَٱلدِّهَانِ
Feize-nşekkati-ssemâü fekânet verdeten keldihân.
Gök yarılıp da, erimiş yağ gibi kıpkırmızı bir gül olduğu zaman...
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُسْـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسٌ وَلَا جَآنٌّ
Feyevmeizil lâ yüs'elü `an zembihî insüv velâ cânn.
İşte o gün, ne insana ne de cinne günahından sorulmaz.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
يُعْرَفُ ٱلْمُجْرِمُونَ بِسِيمَـٰهُمْ فَيُؤْخَذُ بِٱلنَّوَٰصِى وَٱلْأَقْدَامِ
Yü`rafü-lmücrimûne bisîmâhüm feyü'hazü binnevâsî vel'akdâm.
Suçlular simalarından tanınır, alınlarından ve ayaklarından tutulur.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
هَـٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى يُكَذِّبُ بِهَا ٱلْمُجْرِمُونَ
Hâzihî cehennemü-lletî yükezzibü bihe-lmücrimûn.
İşte bu, suçluların yalanladığı cehennemdir.
يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَمِيمٍ ءَانٍ
Yetûfûne beynehâ vebeyne hamîmin ân.
Onunla kaynar su arasında dolaşırlar.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ
Velimen hâfe mekâme rabbihî cennetân.
Rabbinin makamından korkan kimselere iki cennet vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
ذَوَاتَآ أَفْنَانٍ
Zevâtâ efnân.
İkisinin de çeşitli ağaçları, meyvaları vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
فِيهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِ
Fîhimâ `aynâni tecriyân.
İkisinde de akıp giden iki kaynak vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
فِيهِمَا مِن كُلِّ فَـٰكِهَةٍ زَوْجَانِ
Fîhimâ min külli fâkihetin zevcân.
İkisinde de her türlü meyvadan çift çift vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشٍۭ بَطَآئِنُهَا مِنْ إِسْتَبْرَقٍ ۚ وَجَنَى ٱلْجَنَّتَيْنِ دَانٍ
Müttekiîne `alâ füruşim betâinühâ min istebrak. Vecene-lcenneteyni dân.
Astarları atlastan yataklara yaslanırlar. İki cennetin de devşirmesi yakındır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
فِيهِنَّ قَـٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّ
Fîhinne kâsirâtu-ttarfi lem yatmishünne insün kablehüm velâ cânn.
Oralarda gözlerini yalnız eşlerine çevirmiş dilberler var ki, bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
كَأَنَّهُنَّ ٱلْيَاقُوتُ وَٱلْمَرْجَانُ
Keennehünne-lyâkûtü velmercân.
Sanki onlar yâkut ve mercandırlar.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
هَلْ جَزَآءُ ٱلْإِحْسَـٰنِ إِلَّا ٱلْإِحْسَـٰنُ
Hel cezâü-l'ihsâni ille-l'ihsân.
İyiliğin karşılığı, yalnız iyilik değil midir?
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
وَمِن دُونِهِمَا جَنَّتَانِ
Vemin dûnihimâ cennetân.
Bu ikisinden başka iki cennet daha vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
مُدْهَآمَّتَانِ
Müzâmmetân.
(Bu cennetler) yemyeşildirler.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
فِيهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِ
Fîhimâ `aynâni neddâhatân.
İkisinde de fışkıran iki kaynak vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
فِيهِمَا فَـٰكِهَةٌ وَنَخْلٌ وَرُمَّانٌ
Fîhimâ fâkihetüv venahlüv verummân.
İkisinde de her türlü meyva, hurma ve nar vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
فِيهِنَّ خَيْرَٰتٌ حِسَانٌ
Fîhinne hayrâtün hisân.
İçlerinde güzel huylu, güzel yüzlü kadınlar vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
حُورٌ مَّقْصُورَٰتٌ فِى ٱلْخِيَامِ
Hûrum maksûrâtün fi-lhiyâm.
Çadırlar içerisinde gözlerini yalnız kocalarına çevirmiş hûriler vardır.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّ
Lem yatmishünne insün kablehüm velâ cânn.
Bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِىٍّ حِسَانٍ
Müttekiîne `alâ rafrafin hudriv ve`abkariyyin hisân.
Yeşil yastıklara ve hârikulâde güzel işlemeli döşeklere yaslanırlar.
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân.
Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
تَبَـٰرَكَ ٱسْمُ رَبِّكَ ذِى ٱلْجَلَـٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ
Tebârake-smü rabbike zi-lcelâli vel'ikrâm.
Büyüklük ve ikram sahibi Rabbinin adı ne yücedir!
Baştan sona dinle · Rahmân
0:00