A'lâ
الأعلىA'lâ sûresi, Kur'an-ı Kerim'in 87. sûresidir ve 19 ayetten oluşur; Mekkî bir sûredir. Bu sayfada Arapça metni, Latin harfli okunuşu, Türkçe meali ve her ayet için Arapça tilaveti bulunur.
Arapça metin: Tanzil UthmaniMeal: Elmalılı Muhammed Hamdi YazırOkunuş: Tanzil TR (Muhammet Abay)Tilavet: Mishary Râshid el-Afasy
سَبِّحِ ٱسْمَ رَبِّكَ ٱلْأَعْلَى
Sebbihi-sme rabbike-l'a`lâ.
Rabbinin yüce adını tesbih et.
ٱلَّذِى خَلَقَ فَسَوَّىٰ
Ellezî haleka fesevvâ.
Yaratıp düzene koyan O'dur.
وَٱلَّذِى قَدَّرَ فَهَدَىٰ
Vellezî kaddera fehedâ.
Takdir edip hidayeti gösteren O'dur.
وَٱلَّذِىٓ أَخْرَجَ ٱلْمَرْعَىٰ
Vellezî ahrace-lmer`â.
Otlağı çıkaran,
فَجَعَلَهُۥ غُثَآءً أَحْوَىٰ
Fece`alehû gusâen ahvâ.
Sonra da onu karamsı bir sel köpüğü haline getiren O'dur.
سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنسَىٰٓ
Senukriüke felâ tensâ.
Bundan böyle sana Kur'ân'ı okutacağız da unutmayacaksın.
إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ ۚ إِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلْجَهْرَ وَمَا يَخْفَىٰ
İllâ mâ şâe-llâh. İnnehû ya`lemü-lcehra vemâ yahfâ.
Yalnız Allah'ın dilediği başkadır. Çünkü o açığı da bilir, gizliyi de.
وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرَىٰ
Venüyessiruke lilyüsrâ.
Seni en kolay yola muvaffak kılacağız.
فَذَكِّرْ إِن نَّفَعَتِ ٱلذِّكْرَىٰ
Fezekkir in nefe`ati-zzikrâ.
Onun için öğüt ver, eğer öğüt fayda verirse.
سَيَذَّكَّرُ مَن يَخْشَىٰ
Seyezzekkeru mey yahşâ.
Saygısı olan öğüt alacaktır.
وَيَتَجَنَّبُهَا ٱلْأَشْقَى
Veyetecennebühe-l'eşkâ.
Pek bedbaht olan da ondan kaçınacaktır.
ٱلَّذِى يَصْلَى ٱلنَّارَ ٱلْكُبْرَىٰ
Ellezî yasle-nnâra-lkübrâ.
O ki, en büyük ateşe girecektir.
ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ
Sümme lâ yemûtü fîhâ velâ yahyâ.
Sonra ne ölecek onda, ne de hayat bulacaktır.
قَدْ أَفْلَحَ مَن تَزَكَّىٰ
Kad efleha men tezekkâ.
Doğrusu felah buldu (günahtan) temizlenen.
وَذَكَرَ ٱسْمَ رَبِّهِۦ فَصَلَّىٰ
Vezekera-sme rabbihî fesallâ.
Rabbinin adını anıp namaz kılan.
بَلْ تُؤْثِرُونَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا
Bel tü'sirûne-lhayâte-ddünyâ.
Fakat siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
وَٱلْـَٔاخِرَةُ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰٓ
Vel'âhiratü hayruv veebkâ.
Oysa ahiret daha hayırlı ve daha kalıcıdır.
إِنَّ هَـٰذَا لَفِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ
İnne hâzâ lefi-ssuhufi-l'ûlâ.
Kuşkusuz bu ilk sahifelerde vardır,
صُحُفِ إِبْرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ
Suhufi ibrâhîme vemûsâ.
İbrahim ve Musa'nın sahifelerinde.
Baştan sona dinle · A'lâ
0:00