Uygulamayı indir

Beled

90. · 20 ayet · Mekkî · Nüzul sırası 35البلد

Beled sûresi, Kur'an-ı Kerim'in 90. sûresidir ve 20 ayetten oluşur; Mekkî bir sûredir. Bu sayfada Arapça metni, Latin harfli okunuşu, Türkçe meali ve her ayet için Arapça tilaveti bulunur.

Arapça metin: Tanzil UthmaniMeal: Elmalılı Muhammed Hamdi YazırOkunuş: Tanzil TR (Muhammet Abay)Tilavet: Mishary Râshid el-Afasy

لَآ أُقْسِمُ بِهَـٰذَا ٱلْبَلَدِ

Lâ uksimü bihâze-lbeled.

Andolsun bu beldeye

وَأَنتَ حِلٌّۢ بِهَـٰذَا ٱلْبَلَدِ

Veente hillüm bihâze-lbeled.

Ki sen bu beldede oturmaktasın.

وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَ

Vevâlidiv vemâ veled.

Ve and olsun baba ve çocuğuna.

لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَـٰنَ فِى كَبَدٍ

Lekad halakne-l'insâne fî kebed.

Biz insanı gerçekten bir sıkıntı içinde yarattık.

أَيَحْسَبُ أَن لَّن يَقْدِرَ عَلَيْهِ أَحَدٌ

Eyahsebü el ley yakdira `aleyhi ehad.

İnsan, kendisine karşı kimse güç yetiremez mi sanıyor?

يَقُولُ أَهْلَكْتُ مَالًا لُّبَدًا

Yekûlü ehlektü mâlel lübedâ.

Ben, yığın yığın mal yok ettim diyor.

أَيَحْسَبُ أَن لَّمْ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ

Eyahsebü el lem yerahû ehad.

Kendisini bir gören olmadı mı sanıyor?

أَلَمْ نَجْعَل لَّهُۥ عَيْنَيْنِ

Elem nec`al lehû `ayneyn.

Biz ona iki göz vermedik mi?

وَلِسَانًا وَشَفَتَيْنِ

Velisânev veşefeteyn.

Bir dil ve iki dudak?

وَهَدَيْنَـٰهُ ٱلنَّجْدَيْنِ

Vehedeynâhü-nnecdeyn.

Ona iki yolu gösterdik.

فَلَا ٱقْتَحَمَ ٱلْعَقَبَةَ

Fele-ktehame-l`akabeh.

Fakat o, o sarp yokuşa göğüs veremedi.

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْعَقَبَةُ

Vemâ edrâke me-l`akabeh.

Bildin mi sen, o sarp yokuş nedir?

فَكُّ رَقَبَةٍ

Fekkü rakabeh.

Köle azat etmek,

أَوْ إِطْعَـٰمٌ فِى يَوْمٍ ذِى مَسْغَبَةٍ

Ev it`âmün fî yevmin zî mesgabeh.

Veya salgın bir kıtlık gününde yemek yedirmektir,

يَتِيمًا ذَا مَقْرَبَةٍ

Yetîmen zâ makrabeh.

Yakınlığı olan bir yetime,

أَوْ مِسْكِينًا ذَا مَتْرَبَةٍ

Ev miskînen zâ metrabeh.

Veya hiçbir şeyi olmayan yoksula.

ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْمَرْحَمَةِ

Sümme kâne mine-llezîne âmenû vetevâsav bissabri vetevâsav bilmerhameh.

Sonra da iman edip de sabrı tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmaktır.

أُو۟لَـٰٓئِكَ أَصْحَـٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ

Ülâike ashâbü-lmeymeneh.

İşte bunlar, amel defterleri sağlarından verilenlerdir.

وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا هُمْ أَصْحَـٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ

Vellezîne keferû biâyâtinâ hüm ashâbü-lmeş'emeh.

Âyetlerimizi tanımayanlar ise, onlardır işte amel defterleri sollarından verilenler.

عَلَيْهِمْ نَارٌ مُّؤْصَدَةٌۢ

`Aleyhim nârum mü'sadeh.

Onların üzerlerine bir ateş bastırılıp kapıları kapanacaktır.

FecrŞems

Baştan sona dinle · Beled

0:00